Paylaş

Bundan 41 gün önce, değerli dostum Lütfullah Ugurer ile bir challenge başlattık ve buna da anfolov dedik. Anfolov, üretkenliğimizi engelleyen şeyleri terk etmeye yönelik bir hareket bizim için. Öyle ki, dikkatimizi dağıtan, vaktimizi alan, odaklanmamızı etkileyen her şeyi içeriyordu bu anfolov hareketi. Hatta Medium uygulamasını bile silmiştim telefonumdan.

Başta instagram olmak üzere tüm sosyal medya uygulamalarını sildim. Sadece WhatsApp kaldı ve ben ilk çıktığı günden beri bu uygulamayı kullanmama rağmen hayatımda ilk kez bu dönemde durum attim(çok önemli sanki). Yani bir şekilde mutlaka paylaşmam gerekiyordu. O derece bir bağımlılık olmuştu bende. Salima Hoca haklıymış! Rusça dersinde bana taktığını düşünüyordum ama kadın çok güzel bir tespit yapmış bana telefon bağımlılığım olduğunu söylediğinde. O zaman ona çok kızmıştım, kırılmıştım anlamamıştım; yani ne vardı ki bunda! Haklıymış ama :/ Neyse ki yaklaşık 3 yıl sonra olsa da hak veriyorum artık ona.

Ben aslında Twitter’cıydım. Fakat son zamanlarda en çok vaktimi instagram üzerinden geçiyordum. Facebook zaten çoktandır etkisini yitirmişti benim gözümde; sadece bazen iletişim için kullandığım bir uygulamaya dönüşmüştü. Instagram daha canlı ve spesifik olduğu için sanırım en zorlandığım uygulama, eksikliğini en çok hissettiğim sosyal uygulama mecrası oldu bu süreçte. Milletin hikayelerini izliyor, ben de hikaye atmadan duramıyordum ama, oyle basit hikayeler değil canım(!) günbatımı(gün doğumlarında genelde uyuduğum için kaçırıyorum, hem gün sonları nedense daha güzel geliyor bana) falan ☺

Bazı sebeplerden dolayı bilgisayardan bakıyorum Twitter ya da Facebook’a ama cok durmuyorum, 5 dk bile ve kendimi çok huzursuz hissediyorum bunu yaparken. Biliyorum ki özellikle Twitter dijital pazarlama adına çok etkili bir araç. Dolayısıyla kullanmam gerekiyor ama onun da yolunu buldum; Twitter’a girmeden Twit atmak başlıklı yazımda merak edenler için nasıl yapıldığını anlattım. Twitter’daki bildirim ve mesajlar olmadığı gibi, diger kullanıcıların attığı Twitleri ya da TT leri göremeyeceğim ama, amaç da bu zaten ☺

Sonuç olarak, mikemmel bir video çekmek için dağlarda tepelerde şelale aramadım. Üzerimden büyük bir yük kalktı ve sosyal medyayı bırakmanın sosyal hayata katılmak demek olduğunu anladım. Sosyal medyanın insan fıtratına aykırı olumuz etkilerinden uzak kaldım. Kitap okurken odaklanma sorunu ortadan kalktı ve daha etkili ve uzun süreli okumalarım başladı. Zihnim sürekli meşgul değildi artık ve her fırsatta, her boşlukta elim telefona gitmiyordu. Üzerimden büyük bir yük kalktığını hissettim.

Size bu basit bir şey gibi gelebilir, gelmesin. Ne var bunda diyorsanız siz de deneyin. Hatta bir haftalığına silin, pat diye, kimseye haber etmeden, son bir post atmadan. Bu sadece bir sosyal medya uygulamasını silmek değil, aynı zamanda da bizim kendimiz üzerindeki hakimiyetimizi gösteriyor. Kendimi ne kadar taniyorum, kendime ne kadar hükmedebiliyorum, beni ben mi yönetiyorum gibi soruların cevabını öğrenmek istiyorsanız, sizi de anfolov hareketimize katılmayı bekliyoruz.

Kategoriler: Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir